Bir takım şeyler, 10 Gossip Girl gücünde yazlık maceralarım, yürek hoplatan sahil görüntülerim için tıklayınız.
Ahahahah, yok lan öyle bişey. Eğer Twitter vasıtasıyla buraya geldiysen çıkabilirsin yani. Çünkü daha önce blogumu okuyan vatandaşlar yazlıktan ne kadar haz aldığımı bilirler bence. O yüzden daha fazla açıklama yapmaya gerek duymuyorum.
Annem Trabzon’a gitti birkaç gün önce, bikaç gün evde kalıp yazlığa geçtik babamla biz de. Aslında ikimiz de çok şey diildik, böyle ‘hadi yazlığa gidiyoruz bang bang ov yea’ şeklinde değildik de, bütün halalarım dedem babaannem falan gittiler bugün, ondan mütevellit, biz de son bi kez görüşek baabında yazlığa attık kapağı.
Neyse iki gündür yine yazlık hayatı yaşıyordum, dün gece eniştemin vınn’ını taktım bilgisayara, biriktirdiğim tivitleri yazdım falan, öyle. Ben ne anlatacaktım lan. Neyse az önce eniştem, halamın biri ve kuzenlerimi gönderdik, koşa koşa internete geldim, o sıcakta da afedersiniz kalçamdan ter damladı, “neyse klimalıdır lan internet” diye geldim, hakkatten klimalıymış.
Ama şöyle bir sorun var, klima açık değil. Neyse bulabildiğim tek bilgisayarı kaptım, ama nasıl bir yer, böyle her taraftan esinti, zaten bütün camlar açık, sabahtan beri hapşırıyorum, herkes bana bakıyor falan.
Kötü.
Bugün ilk defa denize giricem mesela. AHAHAH. Millet tabii mal mal bakıyor bana, “yazlığın var denize girmiyon olm, hasta mısın nesin, te allam ya” diyorlar bana. Ama ben deniz sevmem, yazlığı sevmememin nedeni de hiç arkadaşımın olmayışı, yazlıktaki çocukların yaş ortalamasının 12 olması, ve benim için bilgisayarsız tatilin hiç bir anlamı olmayışıdır.
Ben bunları yazmıştım ki, yazarken aklıma geldi. Neyse kısa bir özet geçmiş oldum.
Sırası gelmişken söyleyeyim, şarkının birine “up tıs dıp tıs” eklemekle remix yapmış ve dj olmuş olmuyorsunuz gençler maalesef. Deminden beri waka waka‘nın eli yüzü düzgün bir remixini arıyorum, nasıl isimler koymuşlar böyle “capetown dub remix club edition extended” falan diye, bir giriyorum dandik bişey, haliyle kızıyorum.
Mesela az önce iki tane 5 yaşındaki çocuk monitöre kısa bir süre bakıp yüzüme “hahaha” yapıp uzaklaştılar. Her kesime hitap ediyorum yani, yediden yetmişyediye.
Benim hikayem bu gençler, hayal kırıklığınız için üzgünüm, denizde bir kefalmişçesine süzülen göbeğimi göremeyeceksiniz bu yazıda da.
Hadi.



