Justin Bieber ile ateşli dakikalar #2: COŞTU LAN BUNLAR!

(Yazının birincisini okumadıysan seni şöyle alayım.)

Uzuuun bir süre önce yazdığım yazıyı hatırlarsınız. Hatırlamadıysanız da yukarıdan tıklayıp okuyabilirsiniz. Birkaç ergen kızın Justin Bieber ile ilgili ilkokul fen dersi düzeyini geçemeyecek seviyede fantezilerini yazdığı bir sayfadan bahsetmiştim, ve lakin sayfanın son halini gördüğümde verdiğim tepki aynen şu oldu: ANAM COŞTU LAN BUNLAR!

Arkadaşlar, gerçekten durumumuz iyiye gitmiyor. Yazdığım önceki yazıda hikayeler “Durdum ve birden hızlanıp çıkardım üstündekileri ve sonra mercimeği fırına verdik hatta biraz fazla azgınca vermştik artık mercimekler patlıcak duruma geldi ve ikimizde çekildikk…” şeklindeyken aradan geçen süre, sayfanın dirilmesine, sayfaya yeni yöneticiler ve üyeler alınması vesilesiyle hikayeleri şu duruma getirmiş (Yazıya ekleyemiyorum malum google aramalarından gelenler zaten yeterince pornografik, ama linke tıkladığınıza durumu fazlasıyla anlayacaksınız)

Yazıyı okuduysanız, ülkemiz gençlerinin porno hikaye ihtiyacını Facebook üzerinden karşıladığını anlamışsınızdır (öyle bir ihtiyaç var mı onu da bilmiyorum da gerçi). İşin garibi, bu sayfalar kapatılmıyor. Alan memnun satan memnun, herkes mutlu herkes şen. Ben bunu anlamadım gerçekten, içinde seks geçen blog yazımı bile Facebook’ta paylaşamadığım günler oldu, bu sayfalar kapanmıyor, demek ki kimse şikayet de etmiyor. Diyeceksiniz ki sadece yazı yazmışlar.

HAYIR.

“Arkadaşlar galiba justinin çıplak resmini buldum xdxd” tarzında bir durum paylaşımından sonra gayet de çıplak bir fotoğrafın bu sayfaya konulduğunu ve altına “oha büyükmüş .d .d” tarzında yorumlar yapıldığını yine birisinin aldığı kısmen sansürlü bir screenshot’ta görmüştüm. Hatice Bieber’lar hakkındaki yorumlarımı zaten biliyorsunuzdur.

Velhasılı kelam, Facebook bir sosyal paylaşım ve arkadaşlık sitesinden öte bir site haline gelmişti, video paylaşımları, oyunlarla falan bunu zaten anlamıştık ama, bu ve bu gibi yüzlerce sayfa gerçekten Facebook’un Türkiye’de internetin merkezi haline geldiğini ortaya koyuyor.

Hepimize hayırlı olsun. Ve yine, yeniden;

Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime! :(

 


Sanane, Banane ve Terbiye adında üç kızkardeş varmış.

Öncelikle, Digitürk’ün ağzına sıçayım. Gerizekalılar.

Nabersiniz? Videodaki gibi burada da selam vererek giremiyorum galiba. Selam verme yeteneğinden yoksunum.

Anlamadığım iki insan tipi var. Birisi en yakın arkadaşıyla küsünce birden kanatsız meleğe dönüşüp, arkadaşıyla barışınca eski haline dönen ergen modundaki insanlar, öbür tip de dünyanın en salak insanıyken birden böyle kuğul hale dönüşen, ne bileyim, yaşça çok büyükmüş gibi falan davranan insanlardır. Mesela vardı böyle bir tane, daha bugün görüştüm. Bizim okulda her gün tokat yiyen, ne bileyim salak yerine konan, zaman zaman gerçekten salak olan, kendini esprili falan zanneden birisiydi, okuldan atıldı sonra, geçen gün gelmiş, herkese “naber?” demek yerine göz kırpıyor, “nasıl gidiyor?” falan diyordu. Lan nasıl gidiyor ne? Beş yaşındaki çocukla mı konuşuyorsun sen gerizekalı? Nasıl bir şeydir o. “Kuş ötüyor mu?” falan da de istersen. Nasıl gidiyormuş. Elli yaşında adam sanki. Peh.

Mini Mutluluğu Kelimelerde Arayanlar; justin bieber sex hikayeleri, cıplak karılar heryeri açık cıplak gotü, tom kaulitz saat kaçta doğdu, ayh azdım xd, youtbe bir vidoy indirmeden facede paylaşırken aıl, doyumsuz pornasını izle.com

Başlıktan bir şey anlamayanlar için geliyor, bu cümle benim çocukluğumda büyük yer edinmiştir. Bu cümle, aslında çoğu çocuğun öğrendiği ilk fıkranın ilk cümlesi olma özelliğini taşır, fıkra şöyledir:Sanane, Banane ve Terbiye adında 3 kızkardeş varmış. Bir gün Terbiye hastalanmış, Sanane ve Banane eczaneye ilaç almaya gitmişler. Eczacı kadın Sanane’ye ‘Senin ismin ne?’ diye sormuş, ‘Sanane’ cevabını almış doğal olarak. Sinirlenip öbür kızkardeşe dönmüş, ‘Senin ismin ne?’ diye sormuş, ‘Banane’ cevabını alınca daha da sinirlenip, ‘Sizde terbiye yok mu?’ diye bağırmış, kızkardeşler ikisi birden ‘Vaaar, evde hasta yatıyo’ demişler.” Tam bir Fıkralarla Türkiye fıkrası değil mi sizce de, “Nassiii?” ile bitse, tam işte.

Bu arada ben ufak çapta vlogger’lığa başladım, youtube kanalıma şuradan gidebilirsiniz, veya blogdan ayrılmak istemiyorsanız aşağıda Wibiya Toolbar’ın Youtube butonundan bloga entegre olmuş halde videoları izleyebilirsiniz, halihazırda 3 tane video var.

Bu arada ben buradan duyurmamışım, annem Twitter’da. Bilin diye.

Sizce de, beni en iyi tanımlayan şarkı şu değil mi? Sözler de enteresan, “I hate my life and I wanna die, I aint got no iPhone…”

Mini Biebergasm hikayesi, sayfadan alıntıdır; Yanağıma öpücük kondurdu sonra dudaklarıma yapıştı. Bense ellerimi onun altın sarısı saçları arasında kaybetmiştim. Üzerimdeki havluyu bi kere de çekip yere fırlattı. Bunu birden yaptığı için utandım . Ellerini belimde gezdiriken bana sürekli ‘Seni Özledim‘ diyordu. Bende onu özlediğimi söyledim beni yatağa doğru yavaşça ittirdi ve t-shirtünü çıkarıp yanıma geldi…”

İtiraf köşesi: Çocukken evde sürekli Milka çikolata bulunurdu, ve fazla şişmanlamamam için (!) günde 4 kare (veya dikdörtgen) yeme hakkım vardı. Ve maalesef o bana asla yetmediği için, bütün çikolatanın kenarlarını kemirirdim, böylece karelerden yememiş olurdum. Gibi.

Bu arada, o Biebergasm sayfalarından birisi (Hepsini takip ediyorum, bu da bir itiraf olsun, video için malzeme çıkacak oralardan) sürekli hikayelerinde “iktirmek” diye bir fiil kullanıyor. İktirmek nedir yahu. Yatağa iktirdim falan. Ben mi duymadım daha önce, var mı yani böyle bir fiil? Bir de şeye çok gülüyorum, oradaki yorumlara “ayhhh çok boblu olsun daha sexsli hikaye yaz +18 olsun xD” imza: Selin Bieber, 13.

Rockçı Serpil‘e gülmeyen, gülmese de şaşırmayan bizden değildir arkadaş. Kulaklık takılıydı, korktum lan. Çok feci. Bir de öyle bir tipten hiç beklemezsin yani öyle bir şey, giyinmiş falan güzel. Birden başlıyor WAOOAOAOAOAOAOAAH SVİT DRİMS AMETO İS, ÆVRİBAAADİ LAKİNSO diye, yemin ediyorum altıma bırakacaktım yani.

Facebook fan sayfasını açtım, yalnız amacım hayran toplamak falan değil yanlış anlaşılmasın. Sıpanç Tatlıtuğ isimli profilimi kendi adıma çevirince, neden anlamadım ama eklemek istemeyenler oldu. Bu yüzden fan sayfasını açtım, aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Ayrıca La Shadow beni mimlemiş, onu da yazayım yarın. Özlemişim blogumu, gerçekten. Yalan söylemiyorum.

Sonraki vlog, tahmin ediyorum ki Saraykızı hakkında olacak. Saraykızı biliyorsunuz, bilenler bilmeyenlere anlatsın, Almanya’nın bağrından kopmuş gelmiş, bir youtube müzisyeniydi. Yaptığı cover’lar, kendi besteleri takdire şayandı diyebilirim. Fakat youtube kanalını kapattı, yastayız. Bu yüzden, onu anma videosu yapmayı düşünüyorum.

Ayrıca ilk videoda yaptığım soru cevaplama olayı Twitter, Facebook, Formspring ve blog için de geçerli. Yani videoda cevaplamamı istediğiniz bir soru olursa herhangi bir yazının altına yorum olarak atabilirsiniz, yayınlanmayacaktır. Videoda cevaplayacağım.

Müsaadenizle ben kalkayım. Veda da edemiyorum yazdıkça yazasım geliyor arkadaş.

Şunu da anlatmadan gitmeyeyim. Geçen gün, sırtımda keman kutusuyla otobüse bindim, kapının hemen yanında tek bir yer boştu, kemanla ne kadar zor olsa da geçtim oraya oturdum. Üniversiteye vardığımızda herkes KGS‘den geçerken yerimi değiştireyim dedim, inmem kolay olsun diye kapının tam karşısındaki boş koltuğa oturdum, yanımda bir adam oturuyordu. Oturduğum an bas bas bağırmaya başladı, “NİYE BURAYA OTURUYON, OTURACAK YER Mİ YOKTU BAŞKA, ŞURAYA GEÇSENE ŞURASI BOŞ” diye, neye uğradığımı şaşırdım. “Beyfendi, keman var elimde, geçmek zor oluyor oradan” dedim, “BANANE NE BURAYA OTURUYON BURDA BEN OTURUYORUM OTURACAK YER Mİ BULAMADIN” diye tekrar bağırdı, “TAMAM ÖZÜR DİLERİM” diye ben de bağırdım, arkadaki koltuğa oturdum. Gerizekalı. Onun otobüsü sanki. Dangalak herif. Göt.

Gidiyorum ben. Sinirlendim bak şimdi akşam akşam. Haydi öpüldünüz.

Justin Bieber ile ateşli dakikalar için tıklayınız.

Şimdi, ben bunu dün Twitter‘da ve Facebook‘ta da paylaştım, ama üzerine gerçekten çok fazla söz söylenecek bir konu, ÇÜNKÜ ÇOK GÜLDÜM.

Söz konusu yazı, Facebook’ta “Belieber” tabir ettiğimiz (Yani biz etmiyoruz tabii, onlar kendi aralarında kendilerini öyle tabir ediyorlar) çoğunluğu kız olan Justin Bieber hayranı toplulukların açtığı bir sayfa, ve içindeki yazılar hakkındadır. (Vay be!)

Söz konusu sayfa, demin bahsettiğimiz “Belieber”ların, Justin Bieber ile ilgili fantezilerini porno hikaye biçiminde, Justin Bieber‘ın çeşitli üstsüz, altsız, sekxsi fotoğraflarıyla süsleyerek Facebook Note formatında paylaşıyor, altına da Sudenaz Bieber, Şeymanur Jonas, Sinemgül Lautner Pattinson Kaulitz Cullen Black Jonas (OHA!) gibi isimler “ayh azdım xd” gibi yorumlar yapıyor. Sayfanın adı “Bob Biebergasm” Biebergasm‘ı anladığınızı ümit ediyorum, asıl açıklamaya geçiyorum.

“Bob, Justin’in penisine taktığı isimmiş….”

Gerçekten böyleymiş. Düşünsenize, penisinize Ahmet ismini taktığınızı ve çevrenizde Ahmet isminde bir arkadaşınız olduğunu. Ne kadar acayip ve rencide edici. “Sana ne lan yarraam” lafını söylemek gibi bir şey. Gerçi bununla gurur duyan Bob’lar da vardır eminim. Bob Bieber Cull… Neyse.

Çok güldüm ben.

Biraz alıntı yapmak istiyorum müsaadenizle.

Justin’in pantolonnu yavaşça yükselmeye başladı.Kaşlarımı çatıp bi bakış attım.Sanırım bob içerde rahat değildi.Aynı şeyi istyorduk,o benim yumurtalıklarıma sperm atmayı,bende onuuu…Kudurmuştum sanırım ve gülümsedim istem dışı :D   Justin kahkaha attı ve üstümdekileri çıkartmaya başladı.


Dudaklarıma yapıştı,o kadar tutkuluyduki,içimden oda benim için böyle düşünüyomudur acaba diye geçrdim.Neee yapıcaktım şimdii been azmışlar gibi istiyordum onu ama yanlış bi hareket yapmaktanda korkuyordum. Durdum ve birden hızlanıp çıkardım üstündekileri ve sonra mercimeği fırına verdik hatta biraz fazla azgınca vermştik artık mercimekler patlıcak duruma geldi ve ikimizde çekildikk..Justin bob’a gülümsedi ve bende onu okşadım :D :D:D:D Çok şizofrendik. Farkındaydık ikimizde ama mutluyduk.Ve justin bana bakıp onu okşadığımı görünce gülümsedi.Bende ona gülümsedim.Lanet bi zil sesiyle irkildim.Oda titredi ve bana sarıldı.


Şimdi. Bunu yazan kişinin en fazla 15 yaşında olduğunu, kullandığı kelime öbeklerinden, fen bilgisi kitabı tadındaki cümlelerden anlayabiliriz. Örneğin “Yumurtalıklarıma sperm atmak”. O NE LAN. O NE. Hay yarabbim. Biyoloji dersi veriyor sanki. “Ve sonra mercimeği fırına verdik”. Yahu zaten anlatmak istediğin o değil mi başından beri, ne evirip çeviriyorsun konuyu da, esas olayı tek cümlede açıklıyorsun, değil mi. Yani. “Hatta biraz fazla azgınca vermiştik, artık mercimekler patlayacak duruma geldi. Çok şizofrendik…. Ben artık bir şey bulamıyorum da. Sevişen şizofrenler. Ne bileyim. Garip bir durum.

Hayır bir de bu yazıları okuyup gerçekten “AZAN” insanlar var. Azmak. Bu yazılar. Komikli. Komik seks. Ergen azması. Ergen komik seksli azmalı yazı. Yazılı ergen seks komikli azma justin…
(Sıpanç kafasına bir bardak su dökülerek ayıltılır.)

İşte öyle. Bu yazıya bir ana fikir koymak gerekirse, günümüzün ergenleri çok fena azmış gençler.


Şimdiki nesil öyle bir nesil ki, Justin Bieber için Twitter’a, onunla ilgili fantezilerini yazmak için Facebook sayfalarına giriyor.
Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime!


not: Bloguma geri döndüm sonunda, widget eklemek istiyorum. Önerileriniz varsa güzel widget’lar olan, lütfen yazın. Tıkladığım her sitede kocaman bir “Sayfa görüntülenemiyor” hatası alıyorum da, gerginim. Ondan. Hadi öptüm. 

edit akbayram: Buyrun bu da sayfanın linki, eklemeyi unutmuşum. Yalnız sayfanın popisini arttırmayın, gebertirim. Bilmiş olun.