Paranın önemi yok, mühim olan birimi

22 Haziran 2015

Plaça_Espanya

  • Barselona’daki ikinci haftamın da sonuna geldiğimden ötürü, artık şehir hakkında bir takım beyanatlarda bulunacak yetkiyi kendimde görüyorum. Madde madde aklıma gelen her şeyi yazıcam şimdi, bi de böyle deneyelim.
  • Öncelikle İstanbul veya İzmir gibi deniz kıyılıklı bir şehirde yaşıyorsanız hava hiç koymuyor, hiçbir fark yok gibi. Ama tabi yine her şeye hazırlıklı olmak lazım, en azından bir yağmurluktur bişeydir getirin gelirseniz.
  • Marketlerde her ürünün eşek yüklüsünü de, gayet uygununu da, şüpheli derecede ucuzunu da görmek mümkün, bunu niye söylüyorum, çünkü euro olmuş neredeyse 3 buçuk lira, rakamsal olarak şüpheli derecede ucuz şeyler göze oldukça güzel görünüyor 🙂
  • Önceki yazıda da bahsetmiştim, ben Plaça Espanya’ya çok yakın, Gran Via’nın üzerinde bir evde kalıyorum. Evin tek kötü yanı, ki sanırım bu en azından Barselona’da yaygın bir durum, bloksal bina yapılanmasından dolayı, odalara güneş girmiyor efendim! Sadece salonda dışarı bakan bir pencere var, nasıl becerdilerse diğer tüm odalar apartman boşluğuna bakıyor ve bu, sabah gözlerini açtığında güneş ışığından rahatsız olmayı alışkanlık haline getirmiş bendenize oldukça zor geliyor. Öte yandan, güneş girmeyen eve de gerçekten doktor giriyormuş, zira geldiğimden beri hastayım ve iyileşemedim. Güneşi seviniz…
  • Tembel bir insan olduğum için genelde yemek yapmıyorum ama zaten tapas kültürü sağolsun dışarda ciğerinizi masaya bırakmadan doyabiliyorsunuz, alköl malköl zaten ucuz onlara hiç girmiyorum.
  • İspanyol mutfağına bir başlangıç olarak Plaza del Rey’deki Les Quinze Nitz’i öneriyorum, zira mekan güzel, yemekler MUHTEŞEM değil ama güzel, fiyatı da mekana göre oldukça uygun. Nedense turistlerin çok gittiği bir mekanmış, ama dil okulundaki bir hocam da orayı bayağı sevdiğini sık sık gittiğini söylemişti. La Rambla’daki turist düdükleme mekanları gibi değilmiş yani 😉
  • Katalancam olmadığı için restoranın ismi nasıl okunuyor bilmiyorum ama lö kenz nis gibi bişey deseniz anlarlar bence 🙁
  • Bu arada derdinizi anlatacak kadar ispanyolcanız varsa katalanca yazıları anlamanız problem olmuyor, ve buradaki herkes katalanca konuşmuyor zaten. Nedense böyle bir önyargı var, acaba Barselona’ya gitsem Katalan memleketi olduğu için İspanyolca konuşamaz mıyım diye. Ben şimdiye kadar yolda adres sorduğum birinin bana Katalanca cevap verdiğine rastlamadım, ve emin olun çok adres sordum… Ayrıca İspanyolcanız kötüyse de Barselona daha avantajlı çünkü daha turistik bölge olduğu için İngilizce bilen kişi sayısı da fazla.
  • Henüz pek müze gezme olaylarına giremedim, bu pazar şehir müzelerine bakacağım, çünkü nerde gratis oraya yerleş biliyorsunuz…
  • Yüronun anasının şeyine çıkmasını kutladığımız bu güzel günlerde “eee geziyon mu oralarda ;))” diye soranlara “ben turist olarak değil öğrenci olarak geldim :S” diyerek hem elit tavrımı koruyor hem de ince ayar veriyorum…
  • Nitekim her Barselona’ya gelen öğrencinin yapması gerekeni yapıp 2 gün üst üste diskoya gittim. Ben İspanyolca müzik hastası olduğumdan ötürü diskodaki nerdeyse bütün şarkıları biliyordum, hatta Türkiye’de gittiğim diskolarda çalan şarkılardan daha bile çok biliyordum diyebilirim. Güzel tabii.
  • Okuldan bahsedip de sizi sıkmak istemiyorum glksjdsf ama okulla ilgili sorusu olan olursa seve seve cevaplarım tabii. Ask.fm’den veya aşağıdan yorumla ulaşabilmeniz çok mümkün.
  • Şimdilik Barselona ile ilgili izlenimlerim bu kadar sanırım, aklıma gelirse daha da yazarım. Hadi besos.

You Might Also Like

No Comments

Bir Cevap Yazın